DOLAR: 3.87 TL
EURO: 4.56 TL

Marifet Aday Olmak değil…

11 Kasım 2013 Ekleme Saati: 13:56
715 kez görüntülendi

Marifet Aday Olmak değil…

Yaklaşan seçimler, hepimizin gündeminde yer tutmaktadır. Çok sevdiğim bir arkadaşım İnternette okuduğu yazıyı benimle paylaşmış. Düşünme Atölyesinde Selahattin Ayyıldız’ın yazdığı hoşuma giden bu yazıyı sizinle paylaşmak istedim Yazı aynen şöyle.

 

Yaklaşan seçimler

Geçenlerde okuduğum bir makalede bir tiyatro oyuncu adayı ile yönetmen arasında geçen şu diyalog çok ilgimi çekti. Kısaca aktarmaya çalışayım. Yönetmen oyuncu adayının adını, soyadını, yaşını ve daha evvelki mesleği ile soru soruyor. Oyuncu adayı sırayla cevap veriyor bu sorulara. Yönetmen hayır diyor artık adını, soyadını, yaşını ve geçmişteki işini unutacaksın. Yeri gelecek bir kapıcıyı, yeri gelecek bir dilenciyi, yeri gelecek bir fabrikatörü ve ye

ri gelecek bir polisi oynayacaksın’ demektedir.
Ben de acizane buradan ilham alarak Belediye Başkan aday adaylarına şu önerilerimi –ki elbette haddi aşmamayı umut ederek- aktarmak isterim. Belediye Başkanı bir tiyatro oyuncusundan daha kabiliyetli olmalı ve halkının bütün kesimlerini sağ, sol, erkek, kadın, engelli, zengin, fakir, öğrenci, işsiz, emekli ve dul demeden kendini her bireyin yerine koyup empatiyi en üst düzeyde tutarak, oturduğu koltuğun ağırlığını hissetmelidir. Bu makamlar aslında talip olunacak makamlarda değildir. Ancak birilerinin de bu makama oturması gerekir. Çünkü günümüz toplum düzeni bunu gerektirmektedir.
Neden talip olunacak makamlar değildir?’ diye sorulacak olursa; çünkü şehrindeki her fakirden, her engelliden ve yardıma muhtaç olan her bir bireyden onların sorumlu oldukları gerçeği de ay gibi ortadadır. Belediyeler her ne kadar hizmet eksenli imara ve şehir düzenine dayalı bir yönetim şekli olsalar da, halk, vali ve kaymakamlardan ziyade Belediye Başkanını bu noktada sorumlu görmektedir.
Hiçbir birey vali ve kaymakamdan dert yanmaz. Çünkü onu oraya getiren atama usulüdür. Ancak Belediye Başkanını kendisi seçtiği için bu sorumluluğu onun üzerine yıkar ve beklentilerini de o makamdan ister. Siz de ister istemez otomatikman sizi seçen halkın beklentileriyle karşı karşıya kalırsınız. Aman o benim işim değil demek gibi bir lüksümüz de artık kalmaz. Elektrikten, suyun kesilmesine ve hatta aklınıza dahi gelmeyecek pek çok ilginç taleplerle karşı karşıya kalınabilir. Halk sizi görevinizin olmadığı çok şeyde de zorlamaya kalkar. Siyasetçi profesyonel değildir ve fakat amatör bir bakışla her şeyin üstesinden gelmek zorunda olan bir idarecidir. Eğer taleplere cevap ve
rmezseniz seçmenin oyu her zaman emanettir ve bunu da kendisi arada bir hatırlatır. Günü geldi mi de, emanetini geri almak yönünde kamuoyu oluşturur ve emanetini alır.
Siz makamınızda kahvenizi dostlarınızla yudumlarken kapınızda bekleyen çoğu garipten haberiniz olmayacaktır.
Sizin haberiniz olmadan kaç gönül kırılıp geri dönecek bunu da bilemeyeceksiniz.
Siz kahvenizi yudumlarken bodrum katta bir annenin çocuğunun küçücük bir isteğini alamama ezginliğiyle göz damlasını da göremeyeceksiniz.
Siz kahvenizi yudumlayıp yeni imar alanları açıp yakınlarınıza yer aldırma telaşındayken, soğuktan donma tehlikesi geçiren buz gibi havada battaniyeye sarılan vatandaşı da göremeyeceksiniz.
Ancak bu problemleri göz önüne alarak ALLAH rızası için azami bir gayretle ben bu görevin üstesinden gelebilirim diyen aday adaylarına şimdiden ALLAH yardım etsin.
Umarız nasıl bir göreve talip olduğunuzun bilincindesinizdir… Etrafındaki dostları onların başarısı için gayret etmeli ve şahsi çıkarlarını arkalarına almalıdır. Şahsi çıkar kollayıp ikbalini kurtarma hevesi yerine, yola çıktıkları arkadaşlarını bu ağır görevde yalnız bırakmamalıdır. İşte burada en önemli şey Belediye Başkanının vicdani ve nitelikli bir ekip kurup, toplumun her kesimine birden eşit davranabilmelidir.
İşte bu bilgiler ışığında hangi aday adayı bu imtihandan karlı çıkacaksa bu görevi ALLAH ona nasip etsin temennisini kendim adına bir borç bilirim. Hz Ömer’e son demlerinde yerine kimi vekil göstereceği sorulduğunda, oğlu Abdullah bin Ömer’in ismi geçince ‘’Bir evden bir kurban yetişir’’ sözünün hikmetini de sanırım iyice değerlendirmemiz gerekmektedir.
Seçildiğinizde partinizi unutup, bütün sizin seçim bölgenizde olan herkese ahlaki ve vicdani davranabileceksek yarışa katılalım. Yoksa yöneticilerin Allah’ın huzuruna eli kolu bağlı çıkıp hesap vereceğini unutursak vay halimize.
Ve ne olur unutmayın yaşayan yöneticilerden çok, toprağın altında olan yönetici vardır
.





Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. emine dedi ki:

    mehmet bey;
    bu işi üstüne vazife olmadığı halde yapan aday adayı ismail köksal’ın layıkıyla yapacağından hiç şüphem yok. çünkü benim hastam gibi ilçemizde ve köylerinde yardımcı olduğu onlarca aile var. sessiz sessiz bu işleri yapıyor. başkası olsaydı şimdi bu adaylık süresince sesinin çıktığı kadar bağırır ve yaptıklarını reklam ederdi. bu kardeşimizi ben hiç görmedim lakin benim hastam için yaptıklarını biliyorum. inşallah ilçemiz bu adamdan hakkıyla istifade eder.

Yukarı Çık