DOLAR: 3.84 TL
EURO: 4.54 TL

Bu memleket sahipsiz mi?

18 Ocak 2014 Ekleme Saati: 23:11
1.612 kez görüntülendi

Bu memleket sahipsiz mi?

Bu memleket sahipsiz mi?

Mehmet Okuyucuİşte yine seçim arifesine giriyoruz ve yine nezaketen samimiyetler dönemi başladı. İnsanlar birbirini yolda gördüğünde kucaklaşmalar arttı. Sanırsın ki can ciğer dostlar. Hadi siyasiler malum, ama vatandaşta az değil hani. Bir siyasi lider gördüğünde iki büklüm olan vatandaş, siyasetçiden ayrılınca, “hadi oradan. Senden de bir poşet olmaz” gibisinden sokurdanıp gidiyor.kahve köşelerinde, esnaf işyerleri önlerinde herkesin konuştuğu siyaset. Yok şu iyi adam, yok bu zayıf adam, yok bu işi bilir yok bu iş yapamaz gibi yorumlar ayyuka çıktı. İyi de biz kimin samimi kimin iki yüzlü davrandığını nereden anlayacağız ki?

Ancak benim asıl üzüldüğüm, seçim yaklaşırken ilçemize hizmet getirmek için yarış yapılması gerekmiyor mu? Aklımıza o kadar çok sorun geliyor ki, say say bitmez. Ak parti İlçe teşkilat Başkanı Nadi Tartan’ın, birçok sorunun çözümü noktasında gayret içerisinde olduğunu görmemek nankörlük olur ama bence daha hızlı ve seri bir çalışma süreci başlamış olmalıydı.

Yıllardır kanayan yaralarımızdan birisi olan PTT ve Telekom noktasında nedense tatminkar bir adım göremedik. Karapınar Postanesi niye açık duruyor anlamış değilim. Sadece iadeli postaların dağıtıldığı bir kurum haline geldi. Normal postaların nereye gittiği belli değil. Üzerinde yazılı olan adrese verilmesi için ücret ödenerek postaneye verilen bir evrak, Karapınar Postanesi tarafından gerekli adrese ulaştırılmıyor. Adi posta dedikleri posta türü gerçekten adi bir sistemle çalışıyor. Benim merak ettiğim bu gelen adi postalar ne yapılıyor. Madem adrese ulaşmıyor, nereye ulaşıyor. Bir yerde birikecek değil herhalde. Hadi kış günü bunlar ulaşacak yeri çabuk bulur ve en azından insanların ısınmasına katkı sağlar. Ya yazın nasıl kaybolur bu zarflar? Bu zarfları üzerinde yazılı adrese ulaştırmak için alınan paraların hesabını kim soracak? Allah’ın adaleti ile öbür dünya dediğimiz ahrette herkes hesabını soracak ama ya bu dünyadaki hesabı kim soracak. Günde kaç adi posta geliyor, kaçı adrese ulaşıyor, ulaşmayanlar nereye atılıyor yada nerede yakılıyor? Gibi sorular kafamızı kurcalarken, idarecilerimizin bu konuya acilen parmak basmaları gerektiğini düşünüyorum. Şahsım adına gönderilen bir posta defalarca tekrar gönderilmiş olmasına rağmen bir türlü adresime ulaşamadı. İşin garibi postaneye giderek kaç kere aradım evrakımı ama, abi gelse dağıtırdık dediler mi iş bitiyor. Postane çalışanlarının kontrol edilmesini ve vatandaşın postalarının sağ salim eline ulaşmasının sağlanmasını bekliyoruz.

Telekom sorunu ise ayrı bir muamma.

Karapınar’a kurulan internet ağından mıdır, yoksa internetin kendi ağından mıdır bilmem, Karapınar internet bağlantısı konusunda sorunsuz gün yaşamıyor. Biz hizmeti gereği gibi alamıyoruz diye aidatları bizden az mı alıyorlar sanki? Neden verdiğimiz bedelin hizmetini alamıyoruz? Bu konuda Ereğli Telekom müdürü ile görüşmelerin devam ettiğini biliyorum ama çözümü noktasında bir adım atıldığını duyamadık ve göremedik.

Cep telefonlarının çekim gücü ise ayrı bir konu. Şehir merkezinin bazı kısımlarında bile çekmeyen telefon şebekesi, şehir dışında birçok noktada vatandaşı mağdur ediyor. Türkiye’nin her köşesinde çekim gücü diye reklam yapanlar, Karapınar’ı köşe olarak mı göremiyorlar acaba?

Hastanede doktor sayımız azalmaya devam ederken, komşu ilçelerden gelen doktorlar, günü birlik değişince ne kadar verimli oluyorlar? Hangi doktor hastasını tanıyıp kontrol edebiliyor. Bu gün muayene olduğumuz doktoru kontrole gittiğimizde bulamıyoruz.

Bütün bu ve buna benzer sorunların çözümü noktasında hangi koltukta oturan yetkili gereken ağırlığı gösteremiyor da vatandaş mağdur ediliyor?

Beyler.

Yazılacak ve çözüm bekleyen o kadar sorun var ki yazmakla bitmezken, lütfen sadece yaptıklarımızı bazı basın yayın organlarından süsleyerek aktarmak yerine, sorunları tespit edip çözümü noktasında görev yapalım. Elbette ki ilçemiz çok hizmet aldı ve her geçen gün daha da güzel oluyor. Ama lütfen paramızı çar-çur etmediğimiz gibi, paramızı israf edenlerden de hesap sormasını bilelim.

Halka hizmet için var olan her kurumda şahsi yapılan harcamaların vebali konusunda din görevlileri gereken vaizleri versinler. Ahmet’i Mehmet’i tokatlatmak için yetimlerinde hakkı olan paralarımızı israf ettirmeyelim. Bir kulun hesabını kuldan, topun  hesabını toptan alalım. Kimse meydanı boş sanmasın. Gerçekleri yazan gazeteleri daha dağılırken toplayıp çöpe atmak, belki dünya adaletinden ceza görmez ama İlahi adaletten kaçış yok. Dünya adaleti de yanlış karar verdiğinde hesap verecektir ama bu dünyada ama öbür dünyada. Kimsenin hakkı kimsede kalmayacaktır. Kimseye veremeyecek hesabımızı olmasın. Allah akıbetimizi hayır eylesin.





Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. filizlenenler dedi ki:

    şu yorumu görmeyip yada görüp gala almamak cahilliğin en son örneği bence abi sen yolunda ilerle herkes bigün anlayacak yalayıp takla atanlarıda,yalamayıp doğru olanlarıda……..

  2. uzaklardan dedi ki:

    Siyasiler Memkeketin proplemleriyle niye ugrassinlarki kurumlardaki kisileri surgun etmek varken

Yukarı Çık