DOLAR: 3.84 TL
EURO: 4.52 TL

Garip Dünyamız ve Biz

8 Mart 2014 Ekleme Saati: 12:54
1.709 kez görüntülendi

Garip Dünyamız ve Biz

Garip Dünyamız ve biz

Mehmet Okuyucu

Ne garip bir dünyadır bu. Uğruna her şeyimizi gözü kapalı feda ettiğimiz. Ne garip bir dünyadır bu, bir anda yedi kat arşa çıkarıp, bir anda yedi kat yerin dibine çakan ve bir anda bizi yeryüzünden siliveren. İnsanoğlu kuş misali, bir var bir yok. Dünyayı kazanmak için, girilmeyecek risklere gireriz ama bir anda uğruna risklere girdiğimiz dünyanın bizi sildiğine ya da uğruna fedakârlıklar ettiğimiz dünyamızın bizi aslında bağrına almak için hazır olduğuna şahit oluruz. Toprağın kabul ettiği kullardan olmak da güzel bir duygudur. Ya dünya bizi içine kabul etmese ne olacak.

Dünya kazan biz kepçe, yaşadığımız sürece altını üstüne getiririz dünyanın. Hiç düşünmeyiz dünyamızın da acı yada tatlıyı hissedebileceğini. Aşık Veysel misali, biz onu yaralarız ama o bize nimetlerini sunmaya devam eder. Tabi dünyaya bu görevi veren bir yaratan var. Bizleri kendi halimize bırakmayan, kaderimizi yazıp kazalarımızı icra etmemizin takipçisi olan Allah’ımız var. Zamanı geldikçe yaşadığımız sıkıntıların kendiliğinden olduğunu düşünmek ahmaklık olur. Elbet her canlının hareketi takip altındadır.

İnsanoğlunun fıtratında vardır istediğini elde etme duygusu. Daha emeklerken başlar isteklerimiz. Çocuk yaşlarda bir oyuncaktır tek derdimiz, az büyürüz kitap defter sevgisi eklenir. Genç yaşa geldiğimiz karşı cinse olan sevgilerimiz devreye girer. Bazen ailemizi bile karşımıza alırız sevdiğimiz için. O yaşları da geçince, iş ve eş mücadelesinin içinde buluruz kendimizi. Çok kazanma hırsı girer devreye. Kazanmak için bazen Hak olmayan yollara bile gireriz. Bir arabamız, bir evimiz olsun yeter diyen bizler, istediğimiz değerlere sahip oldukça daha da çok istemeye başlarız. Aslında nankör bir yapımız vardır. Şükretmeyi unuturuz çoğu zaman. Ancak başımıza bir sıkıntı geldiğinde anlarız sahip olduğumuz değerleri ve bizim için ne kadar önem arz ettiğini. Şehirlerden gidip geri gelebilir insanlar ama dünyada gitti mi dönüş yoktur. İşte bu yüzden önemlidir dünyamız. Dönüş bileti yoktur. İçinde yaşadığımız dünyanın bize sunduğu sevgiyi, hoş görüyü ve fırsatları iyi değerlendirmek lazım. Gerçi genelde değerlendiremeyiz ve hayatımızda bu yüzden “keşkeler” çoktur. Keşke, keşkesiz bir yaşantımız olsa.

Yalan dünya deriz hep. Aslında dünya değildir yalan olan, dünyada yaşayan bizleriz. Yalan diye bir şey yoktur, yanıltmaca vardır. Dünyayı yalan etmeye çalışan bizleriz. Onu da kendimize benzetmeye çalışırız çünkü.

Hiç kimse eleştiriyi hazmedemez, herkes övgü dolu sözleri sever. Eleştirene kızarız övgü yapanı severiz. Oysaki insanlar sevdiklerini eleştirirler. Sevmediği insanı niye eleştirsin ki insan. Benim iyiliğimi isteyen insan beni eleştirir. Daha da doğrusu hatasız kul olmaz. Hatamla sev beni. Pardon onu Orhan Gencebay söylüyordu demi J şaka bir yana gerçekten de hatasız kul olmaz. Ama sevenlerimiz sayesinde hatayı en aza indirebiliriz. Önemli olan bizi eleştiren insanların bizi seven insanlar olduğunu bilip inanmamız lazım. Yoksa hep üzülmeye mahkûmuzdur.

Neticede herkese kendi dünyasında, başarılı, mutlu, sevgi dolu, iman dolu, doğruluk dolu bir dünya diliyorum.





Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık