DOLAR: 3.84 TL
EURO: 4.54 TL

Kimin İçin Yaşıyoruz….?

10 Nisan 2014 Ekleme Saati: 09:25
1.739 kez görüntülendi

Kimin İçin Yaşıyoruz….?

İnsan kim için, ne için yaşar?

mehmet okuyucu yeniHepimizin bir yaşama sevinci, bir gayesi, bir amacı vardır ve hepimizin varmak istediği, ulaşmak istediği, kavuşmak istediği bir değer yada durak vardır. Bazılarımız ömrü boyunca ulaşmak istediği hedefin hayali ile avunurken, bazılarımız hedefine, arzusuna, hayaline çabuk ulaşır. Hepimiz kendi dünyamızda, kendimize bir köşk yaparız ve içinde bir sultan yada prens oturturuz ama bu dünya bazen hayal bazen ise reeldir. Bazen hayallerimiz ulaşılmaz olur ve dünyamızı kendimize de çevremize de zehir ederiz. Bazen ise gerçeklerimiz ile barışık yaşayarak şükredenlerden oluruz.

Sanırız ki kendimiz için yaşıyoruz. Aslında kesinlikle birileri için yaşarız. Çocuklarımız, ailemiz, annemiz, babamız, yakınlarımız ve yıllarca emek vererek edindiğimiz itibarımızı korumak için, sorumsuz yaşayışlardan uzak yaşarız. Ailesini ve değer verdiklerini düşünmeyenler, sorumsuz yaşarlar ve halk arasında bu tip insanlara istikbalsiz denir. Her an suça meyilli olan bu tipler, çevresindeki kimseyi düşünmedikleri gibi, kendilerini de düşünmezler ve bu tip insanların kaybedeceği, koruyacağı değerleri yoktur. İşte bu yüzdendir ki, kaybedecek değeri çok olan insanlar daha dikkatli davranır ve daha ürkektirler. Kaybedecek değeri olmayanlar ise daha cüretkar ve cesurdurlar. Ama sahip olduğu ve önemsediği değerler tehlikeye girdiğinde o korkak dediğimiz insanların kendileri için giremedikleri tehlikelere gözü kapalı girdiklerine şahit oluruz. Bize zarar vereceklerinde beladan kaçan biz, sevdiklerimize zarar verileceğinde arslan kesiliriz. Ekmeğimiz, aşımız, aşkımız, itibarımız, onurumuz, şerefimiz, namusumuz, bayrağımız, dinimiz, vatanımız ve dünyamız bizim için uğruna ölünecek değerlerimizdir. Bu değerlerimize dokunacak olanın vay haline. Huzurum, dünyam dediğimiz değerlerimiz en değerli varlığımızdır.

Bir güneş batarken nasıl ki tüm derdi olanların derdi ayan kalkar, bir güneş batımında hasreti olanların hasretleri nasıl ki alevlenir, değerlerimize, dünyamıza yapılacak bir saldırı anında, bizimde içimizdeki küheylan şahlanır. Bakmayın uysal görünüyor diye garibanın haline. Çok güçlü görünen nicelerinden güçlüdür her bir yürek. Netice de kimse göründüğü gibi değildir. “Bakma dışardan herkül gibi göründüğüme, aslında yıkık dökük viraneyim ben, bakma dışardan virane göründüğüme aslında yıkılmaz bir abideyim ben” yani virane görünen abide, abide görünen virane olabilir. Yada ataların deyimi ile, zenginliği bir kıvılcım güzelliği bir sivilce yok eder. Dolayısı ile kimse yaşadığı andaki durumuna güvenmesin. Güçlerinde, özgürlüklerinde, sevginin de, nazında bir hududu vardır. Sınırı aştığımızda, dönüşümsüz yanlışların başlama noktası keşfedilmiş olur.

Kimseye acıyarak sevmemek lazım çünkü acımak Allah’ın işidir. Herkes kendi değerini kendisi yok eder ve kendisi kazanır. Yani “Sevileni sevilenden başkası öldüremez, seveni de sevilenden başkası güldüremez”. Allah herkese sevdikleri ile hayırlı ömürler ihsan eylesin. Zaten insanın değer verdikleri olmazsa, yaşamanın da, yaşatmanın da anlamı kalmaz. İlla ki değerlerimiz için yaşayıp, değerlerimiz için ölmek gerek. Ölüm de, Ömürde bir anlıktır. Ya dolu dolu yaşarsın ve çevrene faydalı bir insan olursun, yada deli dolu yaşarsın bir anda kaybolursun. Kimse unutulmaz değildir ve zamanla herkes unutulur ama madem yaşıyoruz, dolu dolu yaşayalım. Elimizdeki sahip olduğumuz değerleri huzurumuz için harcayalım. Sonra keşkelerin, pişmanlıkların hakim olduğu bir deryada boğulmamak için kulaç atmaya çalışmayalım. Bugünü, bu gün hakkı ile yaşayalım ki, yarın dünü yâd ederken hayırla anılalım, huzurla anılalım. Keşke dün şunu yapsaydım demeyelim.

Herkese keşkesiz bir dünya, herkese huzur dolu bir dünya, herkese kendi dünyasında huzur diliyorum.





Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık