DOLAR: 3.84 TL
EURO: 4.52 TL

Uyanıkların uyuduğu zaman hedef tahtası olmak

23 Mayıs 2014 Ekleme Saati: 20:53
1.814 kez görüntülendi

Uyanıkların uyuduğu zaman hedef tahtası olmak

mehmet okuyucu yeniUyanıkların uyuduğu zaman, hedef tahtası olmak. Yıllardır “Kum Şeytanı” diyerek destanlar yazılmış olan güya gözü açık Karapınar’lı hemşerilerim. Adımız uyanık, adımız kum şeytanı. Oysaki saf olabildiğince saf bir toplumuz. Elin gözü açıkları bizim gözü açıklarımız ile omuz omuza vermiş, kanımızı içiyorlar da “Dur” diyen bir babayiğidimiz yok. Atalarımızdan kalan, dişimizden tırnağımızdan artırıp aldığımız arsalarımız, kim olduğunu nerden geldiğini bilmediğimiz kişi yada kişilerce alan talan edilmek üzere. İşin garibi başta oturanların sesi çıkmaz iken, altta oturanların bazıları ne hikmetse bu çırpıştırmaya çanak tutuyorlar. Ne gibi bir menfaatleri var diye düşünmemek için zekâdan yana biraz fukara olmak gerek. Sokaktaki Ahmet ağanın bile gördüğü ve konuştuğu, bazı gerçekleri neden başa oturanlar göremiyor çözmüş değilim. Görüyorlar da görmezden mi geliyorlar, yoksa harbiden sütten çıkmış ak kaşıklarda haberleri mi yok? Onu Allah biliyor artık. Ama bu kadar insanın vebalini taşımak herhalde ki çok zor bir duygu olmalı. Bazı alt birimlerin üst birimlerinden daha birçok arzu etmesi, acaba gerçekten ilçemizi çok sevdiklerinden mi yoksa kendi ceplerini daha mı çok seviyorlar, bunu zaman gösterecek. Hiçbir şeyden haberi olmayan benim saf kalpli hemşerim hakkını aradığımız için minnettarlığını belirtirken, bu meçhule giden yola yön levhası dikmeye çalışan beni hedef tahtası olarak gösterenler, bu kalemi eğebileceklerini mi sanıyorlarsa yanılıyorlar. Geceler, pisliklerin temizlenmesine şahit olduğu kadar, temizlerin de kirletildiğine şahittir. Her bir pisliği ve güzelliği gören Allah’ın varlığını unutanların hazin sonuna yaşayan herkes şahit olacaktır. Adresini şaşıran kurşun yanlış hedefte isabet bulurken, o tetiği çeken bilmez mi ki zalimlerin tetiğini çekmek, âlimlerin ipini çekmekle eş değerdir. Sade menfaatini düşünerek halkı kandırmaya çalışanlar, aslında ne kadar ucuz zihniyetler olduğunun farkında olsalardı, doğruluk karşısında kulaç çekmeyecek kadar akıllı olurlardı. Onursuzca yaşamak, onurun ile ölmekten daha mı iyi sanki? Dünya bir şekilde zaten gelip geçmekte, önemli olan yalan dünyanın nimetlerine aldanmaktansa, gerçek dünyamızın içinde huzurla yaşamak daha güzel değil midir? Hepimizin önemsediği ve uğruna çok değerlerimizi feda edebileceği bir değer yargısı vardır. Ama bu önemsediğimiz değerlerimiz feda ettiğimiz değerlerimizi tartacak ağırlıkta olmalıdır. Bu dünya da, başkalarının hayatını karartarak, haklarını gasp ederek, huzurlarını yok ederek yaşanmaz. Bu dünyada gülerek severek ve başkalarının haklarına saygılı davranarak yaşanır. Bunu biz bilmezsek dünya bize öğretir. Ama biraz pahalı bir tecrübe olur. Huzur, bir gün batımında sevdiğin insanlara doğru yaklaşabilmekte gizlidir, huzur bir gün doğarken, sevdiklerinle içilen kahvededir. Huzur, gözlerimizi tavana diktiğimizde aklımıza gelenin, çevremize bakındığımızda yanımızda olmasıdır. Huzur, sevdiğinin senden kaçması değil, sana gelmesidir. İnsan sevdiklerini düşünür, aklı sevdiklerinde takılı kalır ve insan sevdikleri için bir şeyler yapabiliyorsa mutludur. Sevdiklerimiz bizi düşünüp bize sürprizler yaparsa huzurlu oluruz. Ve insan sevip değer verdikleri tarafından yönetilmekte huzur bulur. Seçip güvendikleri, kendilerini kaderine bıraktığında değil. O zaman biz size güvendik, sizde bizim haklarımızı başkalarına yedirmeyin. Bilmem anlatabildim mi? Anlayan anladığını anlatsın, anlamayan da anlayanlardan anlasın.





Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

  1. hasan incesoran dedi ki:

    çok teşekkür ederim. bazı konularda karapınarın sorunlarına değindiginiz için. bazıları gibi çıkar için kaleminizi satmadıgınız için evet bu gün azda olsa nemalanmak için kalemini satanlar yarın başka menfaatler için başka değerlerini satarlar

Yukarı Çık