DOLAR: 3.86 TL
EURO: 4.54 TL

Evrensel Olarak Geçerliliği Olan Dillerin Tercümeye Etkileri

22 Temmuz 2014 Ekleme Saati: 16:40
712 kez görüntülendi

Evrensel Olarak Geçerliliği Olan Dillerin Tercümeye Etkileri

Evrensel diller dünya üzerinde birçok insanın kabul ettiği ve konuşabildiği dillerdir. Tüm dünyada geçerliliği olan bu dilleri bilmek, global olarak çalışan firmalar ve şahıslar tarafından mutlaka gereklidir. Zira evrensel geçerliliği olan bir dili bilmeden global geçerliliği olan bir işe kalkışmak doğru olmaz. Tabi her insan illa bir yabancı dil bilecek diye bir şey söz konusu olamaz. Örnek olarak İngilizceyi alacak olursak bu dil tüm dünya ulusları arasında iş yapan kişilerce ortak dil olarak kabul edilmiştir. Hal böyle olunca İngilizcenin bu denli yüksek bir potansiyeli olduğu için birçok insan bu dili ilk yabancı dili olarak seçmektedir. Fakat daha öncede söylediğimiz gibi bu dili bilmeyen insanlarda olabilir. Hatta belki bilenlerin sayısından çok bilmeyenler vardır. Çünkü dil öğrenmek sanıldığı kadar basit bir iş değildir. Büyük bir sabır, özveri ve emek ister. Sürekli pratik yapılması gerekir ki buda sabırlı olmayan insanlar için geçerli değildir.

Fakat bu işin birde diğer tarafı vardır. İngilizcenin de bu denli yaygın global bir dil olması bazı olumsuzlukları da beraberinde getirir. Neden olduğu olumsuzluklardan en önemlisi de çok kişi tarafından bilindiği için küçümsenmesi ve dili tam anlamı ile bilmeyenlerin bile biliyormuş gibi davranması. Bu durum en çok iş sektöründe zarara yol açıyor. İngilizcenin küçümsenmesi nedeniyle bu dilde profesyonelleşmeyenler bile tercüme yapmaya kalkıyor. Böyle bir durumda ise en ufak yanlışın iş kayıplarına kadar büyüdüğü sektörlerde çok ciddi hatalar yaşanabiliyor. İşte bu aşamada da devreye tercümanlar ve tercüme büroları giriyor.

Tercüme hizmeti çalışma amacı genel olarak budur. Bu tip global bir öneme sahip olan İngilizce dilinin ne denli önemli bir dil olduğunun farkında olan profesyoneller, dilin hakkettiği değeri kazanmasını sağlar. Böylece tercümesini öğrenmek istediğiniz iş anlaşmasının ya da herhangi başka bir belgenin tercümesi en dikkatli şekilde yapılış olur. Nasıl ki bir doktor için hasta tedavisinde yapacağı bir hatanın ölümcül olabileceğini bilir ve ona göre hareket ederse, tercümanlar ve tercüme büroları da bu tip tercümelerdeki yapacakları hataların çok büyük sonuçlar doğuracağını bilir. Bu nedenle İngilizceyi biliyormuş gibi davranan insanlardan çok, bu işte profesyonel olan tercümanlara ve tercüme bürolarına başvuruda bulunmak gerekir. İngilizce gibi bir dilin profesyonelce çevrilmesinin ne denli önemli olduğunu anlamak için bu dilin nasıl globalleştiğini ve tarihinin ne olduğunu bilmek gerekir. O halde dünyadaki en yaygın dillerden biri olan İngilizcenin tarihine bir bakalım.

İlk olarak bilinmesi gereken şey İngilizcenin tarihteki aşamalarıdır. İngilizce tarihte üç farklı aşamadan geçmiş ve günümüze kadar gelmiştir. Şuan konuşulan İngilizce ise 1500’lü yıllarda kullanılmaya başlayan modern İngilizcedir. İngilizcenin ilk haline ise eski İngilizce denmektedir. Bu dil aslında çok derin bir geçmişe sahip olan bir dildir. Angllar ve Saksonlar Britanya olarak bilinen adayı işgal etmeleri ile İngilizce dili kullanılmaya başlanmıştır. Bunun tarihçesine bakacak olursa 450’li yıllara denk gelmektedir. Bu kavimler işgal ettikleri adaya yerleşmeye başlayınca İngilizce de yaygınlaşmaya başlamıştır. Hatta İngilizce ilk olarak kavimden türeyen adıyla “Anglik” olarak bilinir. Bahsi geçen bu kavimler Angllar ve Saksonlar aslında Germen dillerini konuşan kavimlerdir. Fakat işgal ettikleri bölgelerde dillerinin etkilenmesi ile artık İngilizce denen dili konuşmaya başlamışlardır. İngilizce tarih boyunca da bu şekilde gelişimini sürdürmüştür. Birçok dilden etkilenen İngilizce konuşulduğu bölgelerin sürekli istila edilmesinden dolayı sürekli zenginleşmiş ve farklı nitelikler kazanmıştır. İlk olarak kavimlerin bölgesinde konuşulan İngilizce, Vikinglerin bölgeyi istila etmesi ile değişmeye başlamıştır.

Günümüzde kullandığımız modern İngilizcenin temelleri de bu şekilde atılmıştır. Britanya bölgesini istila eden Vikingler Fransızca kökenli bir dil kullanırlardı. Zaman içerisinde bölgenin tamamen işgal edilmesinden dolayı bölgedeki İngilizce dili hem Norm dili olarak bilinen ve Fransızcanın atası olan dilden etkilenmiş hem de dönemde büyük etkisi bulunan kiliselerin Latince dillerinden etkilenmiştir. Orta dönem İngilizcesi olarak adlandırılan bu dil uzun süre bölgede konuşulan yeni dil olarak belirlenmiştir. Bu aşamadan sonra uzunca bir süre kullanılan orta dönem İngilizcesi 1700’lü yıllarda yaşanan Rönesans ve Reform hareketlerinin etkisinde kalmış ve sürekli gelişimine devam etmiştir. Yeni bilim akımlarının ortaya çıkması ile birlikte gelişimi hızla artış gösteren İngilizcenin yazı dili de büyük gelişmeler ve yayılmalar göstermiştir. Bunun sonucu olarak 1775 yılında Samuel Johnson tarafından ilk İngilizce sözlük hazırlanılmıştır. Böylece dilin sahip olduğu kültürde birçok ulus tarafından öğrenilmeye başlanmıştır.

İngilizcenin bu denli yaygın ve önemli bir dil olmasının en büyük nedeni ise sahip olduğu her dilden kelime kabul etme özelliği ile anlatıla bilir. Burumu örneklerle açıklamak gerekirse; Mesela bizim dilimiz gibi dışarıya kapalı olan diller kendi dilini korumak içi ve dildeki bozulmayı engellemek için kurulmuş dil kurumları vardır. İngilizce de ise bu durum tam tersi bir hal almıştır. Dil koruma kurumlarını bırakında nerdeyse tüm ulusların etkisinde kalmış olan dile sürekli yeni kelimeler eklenmeye çalışılır. Çünkü zaten İngilizce geçmişten beri harmanlanarak oluşturulmuş bir dildir. Dönemin Viking ulusları, Saksonlar, Fransızca ve Latince gibi dillerden sürekli beslenerek bu dillerin karışımı haline gelen İngilizce sürekli olarak da bu şekilde diğer dillerden etkilenmeye devam etmiş ve bunun sonucu olarak da tüm dünyanın kabul ettiği global bir dil haline gelmiştir. Mantılı olarak düşünüldüğü zamanda aslında İngilizcenin bu yapısı diğer dillere göre daha uygundur. Çünkü kendi içerisine kapanarak sadece kendi ulusları arasında kullanılan dili koruyan bir medeniyet asla dünya pazarına açılamaz. Bu duruma örnek vermek gerekirse akla ilk olarak Afrika kabileleri gelecektir. Nesiller boyu dış dünya ile iletişim kurmayan bu kabileler kendi dillerini korumuş ve sürekli kendi dillerinde konuşmuşlardır. Bunun sonucu olarak da kendi dünyalarına kapanmış bir millet oluşmuştur. Dış dünyaya ayak uydurmada yeterli başarı sağlanamamıştır.

İşte İngilizce hem tarihi açısından hem de kültürel olarak böyle geniş kapsamlı zengin bir dildir. Bu nedenle de tüm dünya tarafından kabul edilmiş global dil olarak kullanılır.

Böyle bir dili çevirmek için tercümanların ise oldukça dikkatli olması gerekir. Aslında en basit çevrilen dil olarak adlandırılan İngilizce kesinlikle bu denli basite indirgenmemeli ve en detaylı biçimde araştırılarak tercüme yapılmalıdır. Tercüme hizmetleri ile ilgili ayrıntılı bilgiye http://www.hedeftercume.com/ adresinden ulaşabilir, konu ile ilgili görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.





Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık