DOLAR: 3.84 TL
EURO: 4.52 TL

Haksızlığı Hak edinenlerin hakim olduğu bir Dünyada yaşıyoruz.

29 Nisan 2015 Ekleme Saati: 00:43
1.740 kez görüntülendi

Haksızlığı Hak edinenlerin hakim olduğu bir Dünyada yaşıyoruz.

mehmet okuyucu yeniHaksızlığı Hak edinenlerin hakim olduğu bir Dünyada yaşıyoruz.

Ne garip bir dünyada yaşıyoruz. Zalimlerin hâkimiyetinde mazlumların ezildiği bir dünya. Adilane düzene bile hükmeden makam sahiplerinin olduğu bir dünyanın içinde yaşıyor olmanın zorluklarını çekiyoruz.

Eskiden seçim yaklaşırken adam yerine konurduk oysa şimdi seçim önü bile önemsenmeyen bir toplum olduk. Seçimden seçime bile adam yerine konulmayan bir toplum olduk. İki başkan bir vekil ile halkın içinde boy gösterisi yaparak, aslında umursamadıkları halkın, aklını karıştırıverenlerin hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Nezaketen gülümsemelerin arkasında sinsi düşüncelerin gizlendiği bir dünyada yaşıyoruz. Aka sırtını veren karaların, hakkı unutup haksızlığı hak edenlerin hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Her bir haksızlığa uygun kılıfı bulunanların, halkı da Hakk’ı da unutanların hükmettiği bir dünyada yaşıyoruz. Kendisine verilen yetkileri, yandaşlarına menfaat sağlamak için kullanırken, idarecisi olduğu makamın çıkarlarını koruduğunu iddia ederek ayağına dolaşanları ezmeye çalışanların hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Kendisine iltifat etmeyenlere karşı cimriliği ilke edinenlerin, aslında yemeğe bile katılmadığı halde büyük başkanlar onuruna yemek vermek için yüzlerce iltifatçısını yemeğe davet edenlerin hakim olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Cafe olarak ihale edilen bir işyerinin kısa bir süre sonra restoranta dönüştüldüğü ve kimsenin hesap sormadığı bir adaletin hakim olduğu dünyada yaşıyoruz. Şikayet olmaz ise yolsuzlukların hesaba çekilmediği bir dünyanın ferdi olarak yaşıyoruz. Bazılarına ruhsat verirken engelli tuvaleti şartı bile soranların, bazılarına lavabo bile sormadan ruhsat verdikleri bir dünyada yaşıyoruz. Ancak filmlerde gördüğümüz ihale mafyalarının aramızda yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz. İki kitap okuyup kendini âlim sananların uzman statüsünde seminerler verdiği ve ayakta alkışlandığı bir dünyada yaşıyoruz. Garibanın cezalara çarptırıldığı kuvvetlinin ise kollandığı bir dünyada yaşıyoruz. Ya biz ne garip bir dünya da yaşıyoruz. Biz mi dünyayı bozduk yoksa dünya mı bizi bozdu bilemediğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Adam yerine koymadıklarının ve hesap vermeyi bile kendilerine yediremediklerinin bir kıvılcım olabileceğini unutan ayaklı bombaların, bu umursamazlıklarının bedelini nasıl ödeyeceklerini düşünemeyenlerin yaşadığı bir dünyada yaşıyoruz. Biz, baldırı çıplakların kısa sürede İspanyol paça giydiği, Karapınar’da yaşıyoruz.

Geçtiğimiz hafta manşetten girdiğimiz Cafe mi, Lokanta mı… haberimizin yansıması sadece Anıt Cafe Bıstro yazısının altına Restorant ibaresinin eklenmesi kadarcık oldu. Şimdi Adil Adalete sesleniyorum. Belediye tarafından projelendirilen ve lavobası bile olmayan cafeye ruhsatı verenleri kim hesaba çekecek. İnsanlara gıda tüketim hizmeti veren işyerinde hijyenin vazgeçilmezlerinden olan lavoba eksiğine İlçe sağlık Müdürlüğü en ufak bir uygulama yapmıyor. Fırınları, pastaneleri gezerek denetim yapan İlçe Gıda tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü hiç oralı değil. Belediye zaten kendisi projelendirdi ve ruhsat verdi. İyi de bizim vatandaşımızın suçu ne?

Ayrıca ihale edilirken cafe olarak ihale edildiğini bildiğimiz işletme, acaba ihale aşamasında iken restorant olarak ihaleye giremiyor mu idi de sonrada isim değişikliğine gitti.

Eleştiri makamına oturmaya cesaret edenlerin basına eleştirdi diye küsmeye hakkı var mıdır? Basın mensupları halkın adına yapılan harcamaların hesabını soramaz mı? Halk arasında Belediyenin yemek ikramı noktasında çok müsrif olduğu rivayetlerini umursamamak bir suç mudur? Madem şeffaf bir yönetimsiniz neden bunun hesabını veremiyorsunuz?

Okulların eğitime açıldığı günlerde Milli eğitim camiasına verilen şatafatlı ikramın faturası ve Tüketilemeyecek kadar çok olan ikramların kime yaradığını vatandaşın öğrenmeye hakkı yok mudur?

Şimdi ben cevabını alamayacağımı tahmin ettiğim soruyu soruyorum. 2014 seçimlerinde göreve gelen Belediyenin yemek ikramı faturalarının nerelere ne kadar olduğunu ve önceki belediyelerin yemek ikramına verdikleri ücretin hesabını öğrenmek istiyorum. Halkın içinde birilerine rant sağlanıyor dedikodusunun bir açıklığa kavuşmasını talep ediyorum.

Kendisine hesap sorma cüretini gösterenleri yok edebileceklerine inananların hakim olduğu dünyayı karşıma alıp size hesap soruyorum. Hesap sordum diye pire gibi ezmeye çalışacağınızı bilerek hesap soruyorum. Bu kalemi kıracağınızı bilsem de hesap soruyorum. Allah’ın mazlumun ve doğrunun yanında olduğuna inandığım için hesap soruyorum.

Bırakın bu kota iğne geçmez ayaklarını. Az silkelenin ve kendinize bir geriden bakın beyler. Unutmayın ki büyük yangınları küçük kıvılcımlar çıkartır. Yaklaşmakta olan seçimde Karapınar Türkiye gündemini meşgul edecek bir protesto yaparsa şaşırmayın. Biz ilçemizi düşündükçe siz kendinizi yıkılmaz sanmayın. Biz destek verdikçe siz köstek vurmayın.

Bence düşünmenin zamanıdır. Zamanında düşünülmeden girilen yollar bizi çıkmaz sokaklara götürdüğünde dönülmez akşamın ufkundayım demeyelim.





Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık