DOLAR: 3.67 TL
EURO: 4.34 TL

Karapınar’a Neler Oluyor? Bu Kara Bulutlar Dağılsın Artık.

12 Temmuz 2016 Ekleme Saati: 16:55
5.837 kez görüntülendi

Karapınar’a Neler Oluyor? Bu Kara Bulutlar Dağılsın Artık.

mehmet okuyucu yeniKarapınar’a Neler Oluyor? Bu Kara Bulutlar Dağılsın Artık.

Son bir ayda Karapınar kan ağlıyor. Ağırlıkla trafik kazası ve yine ağırlıkta motosiklet kazası. Milletin yüreğine ateş gibi yağdı. Peki neden Motosiklet kazası ve neden bu kadar hızlandı? Motosiklet kazasını tetikleyen unsurlar nelerdir? Kim suçlu, kim mağdur? Çözümü var mıdır? Nedir?

Neden Motosiklet Kazası Ve Neden Bu Kadar Hızlandı?

Özellikler kırsal kesimlerde ekonomik ulaşım aracı olarak bilinen ve yaz günlerinin vazgeçilmezi olan motosiklet, yazık ki son yıllarda amacının dışına çoktan taştı bile. Artık bir ulaşım aracından daha çok, sürat aracı, gösteriş aracı, tutku aracı ve en önemlisi ölüm aracı oldu.

Daha hayatının baharında olan gençlerimiz, motosiklete binince  motosikletli birer ölüm canavarı oluyorlar sanki. Cadde ve sokaklarda şuursuzca hız yapan gençler, bir araya geldiklerinde ölüm ile yaptıkları dansları övgü ile birbirine anlatırlarken, dinleyenlerde onlara özenip ilk fırsatta benzeri hareketler yapmaya başlıyorlar.

Çocuklarını mutlu etmek için ekonomik şartları zorlayan aileler ise aslında çocuklarının eline verdikleri motosikletin, bir gün dünyalarını başlarına yıkacağının farkında bile değiller. Çocuklarına motosiklet alarak onların mutlu olduğunu düşünen anne babalar, Can ciğer evlatlarını trafik kazasında kaybeden yada sakat kalmasına seyirci olan anne babalar ile bir görüşün bence. Bakın nasılda yanıyor ciğerleri. Bakın nasıl da pişmanlar motosiklet aldıklarına.

Ölümün şakası yok. Bu hayatı sapa sağlam ve alnı dik olarak yaşamak kadar güzel ne var dünyada.

Motosiklet Kazasını Tetikleyen Unsurlar Nelerdir?

Öncelikle gençlerin kafasındaki sürat tutkusunu tetikleyen unsurların neler olduğunu tespit etmemiz gerekiyor. Bunun içinde çocuklar ile arkadaş olup onlarda bu sürat tutkusunun neden kaynaklandığını öğrenmek lazım. Konuştuğum birçok delikanlı, özellikle şehir içinde sürat yapan ve eksozu ile etrafını büyülediğini sanan ama insanların arkasından hiç de hoş konuşmadığı sürat motorlarının şehir içinde cirit atmasından kaynaklanıyor. Peki, ne yapmak lazım? O motorların şehir içi trafiğine girmesini, özellikle gençlerin bulunduğu alanlarda gösteriş yapmasını engellemek lazım? Gençlerde imrenti oluşturacak ortamların oluşmasını engellemek lazım.

Kim Suçlu, Kim Mağdur? Çözümü Var Mıdır? Nedir?

Motosiklet kazalarının artması ile çoğumuzun ağzında dolaşan, Trafikler neden görev yapmıyor? Sorusu oluyor. Oysaki trafik motoru yakaladığında, hemen bir sivil toplum örgüt başkanı yada siyasetçi bularak trafiği aratan ve motosikletimizi cezasız kurtarmak için çalışan sanki biz değiliz.

Ağalar, beyler, ablalar, teyzeler…. Lütfen. Kendimizi kandırmayalım. Öncelikle şunu düşünmek lazım. Çocuklarımız kısa sürede olsa gülerek mi yaşasınlar, yoksa, az üzülselerde uzun mu yaşasınlar? Cevap aslında çok net belli. Az mırıldanırlar falan ama en azından yanımızda yaşarlar. Umutlarını kesince de aramıza tekrar dönerler.

Ayrıca, siyasetçilerimizin yapacağı ve suçlu olduğu yerlerde yok değil. Öncelikler Trafik ekipleri, kasksız, ehliyetsiz ve sürat yapan motosikletliler hakkında ağır cezalar keserek milletin cebini acıtmalılar ki canları yanmasın. Bu önerime birçoğunun kızdığını duyar gibiyim ama eğer ciddi ciddi geriye çekilip düşünürlerse hak verirler. Trafik memurlarını belki çoğu sevmez ama inanın motosiklet konusunda onların yaptıkları görev sizlerin daha mutlu yaşaması için gerekli bir eylemdir.

Ayrıca mobese güvenlik kamerası sistemleri kurularak, kurallara uymayanlar özellikle cezalandırılmalıdır. Sinyalizasyonlar da özellikle motosikletlerin ışık ihlali yaptığına şahit oluyoruz. Bu konuda Emniyet mensupları sayıca yetersiz olan personelini sinyalizasyonlu kavşaklara kontroler olarak koymalıdır diye düşünüyorum. Ayrıca kesilen cezalar basın aracılığı ile halka duyurulmalı ve vatandaş yiyeceği cezayı bilmelidir.

Lider konumundaki başkan ve müdürlerinde bu konuda trafik ekiplerine ricaya gelmemesi çok önemli bir konu. Onların ricası ile kurtarılan motosikletler belki o çocukların yada başkalarının canlarına mâl olacaktır.

Anne Babalar ise özellikle çok genç yaşta olan ve tabiri caiz ise deli kanlı çocuklarına motosiklet almasınlar. Bırakın burun kırın etsinler biraz. Her bir motosiklet kazasında bütün bir Karapınar yüreklerini dağladı. Her bir kaza da hepimiz ağladık. Artık can yanmasın. Ambulansın siren sesi tüylerimizi tek tek etmesin.





Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık