DOLAR: 3.97 TL
EURO: 4.67 TL

Fırsatçılara Malzeme Vermeyelim, Sağ Duyulu Olalım

31 Ağustos 2017 Ekleme Saati: 03:07
2.204 kez görüntülendi

Fırsatçılara Malzeme Vermeyelim, Sağ Duyulu Olalım

Karapınar’ı Karartmayalım… 21 Ağustosun bizden götürdükleri…

2017 Ağustos ayı, maalesef ki, Karapınar’ın unutamayacağı istenmeyen bir gece oldu. Gerekçesi, halkın yanlış bilgi ile gaza getirilerek yollara dökülmesi. Milli bir namus davası provokasyonu ile sokaklara dökülen belki bine yakın yaş ortalaması 20-25 arası topluluk, Suriye uyruklu insanları ilçeden çıkartmak adına eylem yaptılar. Anıt meydanında toplanan grup, ilçe Emniyet Müdürlüğünün gayretleri ile olaysız bir şekilde dağıtıldı. Buraya kadar her şey normal. Eylemin nihayetlenmesi ile kanları kaynayan ve birçoğunda alkol kokusu olan gençlik, içinde Suriyeli insanların bulundukları evleri bu karmaşada ateşe vermeye çalıştılar ve taşladılar. Dünyanın neresine gidersen git, yağmacılık tasvip edilen bir eylem değildir. Daha önce yağmalanmış bir toplum dahi olsan yağma yapan her kim ise yanlış yapmış demektir. Suriye uyruklu insanları sevip sevmemek ayrı bir konu, onları, çocuklarını, ailelerini taşlamak, evlerini yağmalamak ayrı bir konu. Bunu hiç birimiz tasvip etmediği gibi 21 Ağustos gecesi yaşanan o olumsuzluklar, maalesef ki tüm Karapınar’a yansıtılmaya çalışılır gibi oldu.

O Başlık Bir Hata İdi.

Başta ben, bir gazeteci olarak, habere attığım başlıktan dolayı kendimi ciddi ciddi eleştirdim. Neymiş, “Karapınar Tek Yumruk Oldu.” Bir iki gün sonra Tek Yumruk mu oldu diye ek yaptım. Ama yine de kendi vicdanımı rahatlatamadım. Bunun bir hata olduğunu kabul ediyorum kendimce. Ama ani gelişen olayların akışı ile yazmış olduğum başlık, sanki o birlikteliği tasvip ediyormuşum imajı verdi. Bir gazeteci olarak, bu konuda ilçemizin huzura ermesi amacı ile üzerimize düşen her ne görev var ise yapmak zorundayız. Bu ilçe bizim ilçemiz ve bizim çocuklarımıza bırakacağımız mirasımız. Bu olayın tek yumruk ile alakası yoktu. Bu bir azınlık tarafından yapılan aldatmacanın, namus kavramına önem veren çoğunluğu gaza getirme amaçlı çalışmasından başka bir şey değildi.

Suriyeliler Sütten çıkmış ak kaşık mı idi

Meydanlarda sokaklarda, bir araya gelerek, yerli halkı, giyim tarzları ile hareketleri ile tacizleri ile rahatsız eden, Anıtımıza, meydanımıza bizim kültürümüze ters kıyafetler ile yatıp kalkan Suriye’nin terbiye yoksunu gençleri, yazık ki yerli halkı ciddi anlamda rahatsız ediyordu. Misafir misafirliğini bilmeliydi, ev sahibi de ev sahipliğini. Ülkemizin Reis-i Cumhuru, “Müslümandır” diyerek zulümden korumak istemiş ve kucak açmıştır. Ama onların, bizim ülkemiz insanını ezecek ayrıcalıkları sayesinde, halkımıza karşı zaman zaman çete tarzında hareketler çizen bu halkın içindeki huzur bozanları, hükümetimizin bir şekilde halkın içinden çıkarması gerekmez mi idi?

Kaymakam gereğini yaptı

O gece tabiri caizse tam bir kabustu. Kendi halkımızı tanıyamadık. Birliktelikleri bizi mutlu etti ama yağmalamalar üzdü. Kimse bunu sempatizan olarak algılamasın. Bize yakışmadı. Onlar bunu hak etmiş de olsalar, biz zalim olmamalıyız. Karapınar halkı yıllardır ehliz, saygılı ve efendi bir toplum olarak bilinmektedir. Yine öyle kalacaktır.

Halkın ısrarla kendisini istediğini duyan Kaymakam Mustafa Karaca, gece evinden kalkıp olay yerine geldi. Hükümetin kararına saygı duyduklarını ve halkın bu talebinin kendi iradesi ile mümkün olmayacağını belirten Kaymakam Karaca, sağlık ocağı tarafından terk edilen ve sağlam raporu olmayan binayı boşaltacaklarını söyledi. Gözleri kararmış olan halkın gözündeki nefreti yumuşatmak adına en güzel şekilde mücadele etti. Kaymakamın bu tavrı olmamış olsaydı, gecenin bilançosu çok daha ağır olabilirdi. Halk arasında kaymakamın da ayağı kayacakmış dedikodusu bence, kaymakama ödül verilecekmiş şekilde olmalıydı. Zira ilçemize ölümün de karışabileceği karanlıklara dolu bir geceyi önledi. Belki farkında değiliz ama o gece ölenler olsaydı, tarihe kara bir damga ile vurulacaktık.

Nadi başkan çok çalıştı

Gecenin kahramanlarından birisi idi Nadi Tartan. Eleştirilerime sık sık misafir olan Ak Parti İlçe Başkanı Nadi Tartan, o gece, halk ile polis arasında epey gelgitler yaşadı. Hem halkı sakinleştirmek, ham de polisi zor kullanmamaya mecbur bırakmamak için nefesi karardı. Tomadan çıkan tazyikli suya karşı ısrarla durarak, arkasında kalan halkını korumak istedi. Bu hareketi benim çok hoşuma gitti. Demek ki güzel olan hareketleri de takdir ediyoruz. O gün dedim. İşte bizim başkanımız bu diye. Ben teşekkür ediyorum şahsım adına. İlçe adına teşekkür etmek haddim değildir.

Neler götürecek ?

Peki bu gece yaşadığımız gerginlik, bizden ne götürdü. Götürdüğü sadece Suriye’liler değildi. İster ırkçı desinler, ister milliyetçi. Halkımızın geneli Suriye halkını sevmedi. Her ne kadar içinde bizden çok üstün takvaya sahipleri olsa dahi, sevemedik. Tabi bu sevemememizde, Suriye halkına tanınan kendi vatandaşımızdan üstün tavizlerin etkisi büyük. Korkum odur ki, ilçemize atanan memurların bir kısmı şu dönemde, biraz çekinecekler. Oysa bizim halkımız o gün basına yansıyan halk değil. O gece bir talihsizlik yaşandı ve bir anlık dolduruş ile halk kontrolden çıktı. Ama bizim halkımız da aslında o gece yaşanan talihsiz olayları çok tasvip etmiyor.

Telafisi var mı?

Neticede kardeşlerim. Geriye çekilip bir düşünelim. Allah kimseyi çaresiz koymasın. Allah kimseyi ailesinin ve çocuklarının karşısında aciz koymasın. Karapınar bizimdir. Sahip çıkacak olan da bizleriz. Ama her hakkın bir arama şekli vardır. Bu devlette bizim. Allah devletimize de zeval vermesin. Birbirimizin hatırından geçmeden, daha güzel günler için el ele olalım. Bu yanlışımızı telafi edelim.





Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yukarı Çık